Retrofit: Yapılarda Enerji Verimliliği İçin En Etkili Çözüm

Retrofit, eski binaların ve eski tesisatların renovasyon işlerinde uygulanabilecek en verimli sistemlerdir. Günümüzde binaların sürdürülebilirliğini artırmak için yapılan yenileme hareketlerine retrofit adı verilmektedir. Retrofit, mevcut binalarda, binanın enerji ve çevresel performansını iyileştirmek, su tüketimini azaltmak, binadaki konfor ve kaliteyi artırmak amacıyla enerji verimliliği ile bina sahibine finansal katkı sağlayan her türlü yenileme hareketi olarak tanımlanmaktadır. 

 

 

Sürdürülebilir bir çözüm olarak retrofit

Günümüz binalarında enerji sürdürülebilirliğini sağlamanın en etkili yolu, binaları ilk aşamada enerji verimli olarak tasarlamaktır. 2050 yılında Avrupa’daki mevcut binaların tüm binalarda tüketilen enerjinin 2/3’ünü tüketeceği tahmin edilmektedir. Mevcut binaların enerji tasarrufu sağlamadaki yetersizliği ve yapı stokunun büyük bir bölümünün bu binalardan oluşması, mevcut yapıların sürdürülebilirliği için yenilenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bir binanın güçlendirmesi üç farklı şekilde gerçekleşebilir; binanın mevcut tüketiminin azaltılması, yeniden kullanılması ve/veya geri dönüştürülmesi. Genel olarak, güçlendirme ile binadaki enerji verimliliğinin %30-50 oranında artması beklenmektedir.
Elde edilen enerji verimliliği, mevcut yapıda gerçekleştirilen değişiklik ve yenilemelerin kapsamına göre değişmektedir. Bir binanın güçlendirilmesi, ekonomik ve çevresel etkilere, enerji ve çevre politikalarına, yeni teknoloji ve malzemelere ve binanın yapısal sistemine bağlı olarak planlanır. Tüm bu parametrelere göre binanın potansiyeli belirlenebilir ve uygun yenileme kapsamı belirlenebilir. Retrofit, binanın aydınlatma ve soğutma sistemlerinin yenilenmesinden çok daha kapsamlı bir süreçtir. Binada enerji verimliliği, dış cephe yalıtımının artırılması ve cephenin yenilenmesi, HVAC sisteminin iyileştirilmesi, aydınlatma ve su tüketiminde tasarruf sağlanması, bina otomasyon sistemleri ile bina işleyişinin kontrol edilmesi, enerji verimli sistemlerin binaya entegre edilmesi ve çeşitli yenilikler ile sağlanabilir.
Her yapı için tüm güçlendirme süreci 5 aşamadan oluşmaktadır. Başlangıçta hedeflenen enerji verimliliğinin sağlanabilmesi için her aşamada atılacak adımların eksiksiz ve uygun şekilde gerçekleştirilmesi önemlidir. Bunun için öncelikle projenin kapsamı ve güçlendirme için gerekli kaynaklar belirlenmelidir. Daha sonra binanın mevcut enerji tüketimi hesaplanmalı ve değerlendirilmelidir. Belirlenen hesaplamalar ve yapının güçlendirmesi için uygun potansiyel çözümler belirlenmeli ve ilk aşamada kaynaklar doğrultusunda ekonomik ve risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Tüm planlama ve değerlendirme sürecinden sonra kontrol ve denetim her aşamada devam edecek şekilde uygulanabilir. Uygulamaların tamamlanması ile birlikte testler ve kullanıcı incelemeleri ile planlanan hedefe ulaşılıp ulaşılmadığı kontrol edilir. Planlanan hedeflere uygun enerji tasarrufu değerlerine ulaşılırsa güçlendirme süreci tamamlanır.
Her yapının benzersizliği, her yapının retrofit çalışmaları için farklı çözümler geliştirmesine neden olur. Genel planlamada tüm binalarda takip edilmesi gereken nokta sadece sürdürülebilir bina güçlendirme programı aşamalarıdır. Bunun dışında tüm yapılar için uygulanabilir bir güçlendirme tasarım ve uygulama kılavuzu oluşturmak mümkün değildir. Ayrıca yapılardan elde edilecek enerji verimliliği yapılacak her bir retrofitin kapsamına göre değişmektedir. Elde edilecek enerji tasarrufundaki artış, retrofit için gerekli uygulamalarla birlikte maliyetin artmasına neden olmaktadır.

Retrofit yatırım maliyeti ve çevresel yarar ilişkisi

Her retrofit programı değerlendirildiğinde, bu iş genellikle yeni bir yapı inşa etmekten daha riskli görülmektedir. Tüm süreç öngörülebilir olmadığından, aynı zamanda çok kapsamlı ve maliyetli olduğu için birçok yatırımcı yapıları yenilemeyi tercih etmemektedir. Bunun yerine mevcut bir binanın yıkılıp yeniden yapılması bina sahipleri için daha uygun bir çözüm gibi görünüyor. Ancak yapının yıkılması ve  yerine daha enerji verimli bir yapının yapılması CO2 emisyonunu azaltacağı fikri kesinlikle yanlıştır.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar, yeni bir yapının, inşaat sırasında iklim değişikliğinin neden olduğu olumsuz etkileri ortadan kaldırarak, işletme sırasında mevcut bir yapıya göre %30 daha fazla enerji verimli olmasının 10 ile 80 yıl arasında sürdüğünü göstermektedir. Retrofit için kullanılacak teknolojileri ve dolayısıyla güçlendirmenin başarısını etkileyecek iklim değişiklikleri, gerekli hizmetlerdeki değişiklikler, kullanıcı davranışlarındaki değişiklikler, hükümet politikasındaki değişiklikler gibi birçok bilinmeyen, retrofit projelerinde karşılaşılabilecek başlıca zorlukları oluşturmaktadır.  Ayrıca retrofit uygulamalarının sınırını belirleyen bir diğer faktör de ayrılan bütçenin büyüklüğüdür. Öngörülemeyen ve uygulamada zorluk yaratan durumların aşılmasında projenin mali gücü en etkili faktördür. Mevcut binaların retrofiti, birçok zorluğun yanı sıra çeşitli fırsatlara da sahiptir. Ekonomik katkıları üzerine yapılan araştırma sonuçlarına göre Amerika ve Avrupa’da tadilatı yapılan binaların kira getirisi çok daha yüksektir. Ayrıca değişen kullanıcı profilleri ve tercihleri ​​de yapı sahiplerinin bu dönüşümü gerçekleştirmelerinde itici bir güçtür. Ayrıca güçlendirme projeleri oluşturulacak iş alanları ile ekonomiyi iyileştirme etkisine sahiptir.

Yorum Ekle

Bu alandan yorum ekleyebilirsiniz.

Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Yayında

Benzer Yazılar

0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x